Hollanda: Rusya, Ukrayna Savaşı Bittikten Bir Yıl Sonra NATO ile Çatışmaya Hazır Olabilir
Hollanda askeri istihbarat servisi MIVD, Rusya'nın Ukrayna'daki düşmanlıkların sona ermesinden sonra bir yıl içerisinde NATO ile bölgesel bir çatışmaya girişmeye hazır hale gelebileceğini bildirmiştir. MIVD'nin yıllık raporunda yer alan değerlendirmeye göre, Rusya en uygun koşullar altında bu zaman diliminde NATO'ya karşı bölgesel bir mücadele için yeterli savaş gücü oluşturabilir.
Rusya'nın hedefinin NATO'yu askeri olarak yenmek değil, sınırlı toprak kazanımları ve gerekirse nükleer silah kullanma tehdidi altında ittifakı bölmek olduğu belirtilmiştir. MIVD'nin raporuna göre, Rusya Ukrayna'da savaştığı sürece NATO'ya karşı konvansiyonel bir savaş "pratik olarak söz konusu değildir". Ancak Hollanda istihbarat servisi, Rusya'nın zaten ittifaka karşı olası bir çatışmaya yönelik somut hazırlıklar yaptığını vurgulamıştır.
MIVD Direktörü Yarbay Peter Reesink, raporun başında "Rusya, Avrupa'nın barış ve istikrarına, dolayısıyla ulusal güvenliğimize ve çıkarlarımıza yönelik en büyük ve en doğrudan tehdidi oluşturmaktadır" demiştir. Batılı istihbarat servisleri genel olarak Rusya'nın NATO ile olası çatışmaya yönelik aktif hazırlıklar yaptığı konusunda hemfikirdir.
Raporda, Ukrayna savaşının Rusya'nın Avrupa'nın güvenlik mimarisini "kökünden değiştirme" amacı doğrultusunda uzun süreli bir çabanın parçası olduğu belirtilmiştir. Rusya'nın çok kutuplu bir dünyada süpergüç olmayı hedeflediği ve liberal-demokratik değerlerin Rusya yönetiminin ve içteki istikrarının tehdit ettiği ifade edilmiştir.
MIVD raporunda, Soğuk Savaş döneminde çatışmaları hafifletici faktörler olan açık bir dünya düzeni, silah kontrolü ve yapılandırılmış diyalogların büyük ölçüde ortadan kalktığı vurgulanmıştır. Rapora göre, Rusya, Ekim ayında nükleer güçlü bir cruise füzesi ve gelecekte nükleer başlıklarla donatılacak nükleer güçlü bir torpido test etmiştir. Bunun yanında, Rusya'nın Belarus'ta Oreshnik orta menzilli balistik füzesi konuşlandırmış olması muhtemeldir. Bu silahların kriz dönemlerinde, özellikle son derece kısa uyarı süresi nedeniyle, "aşırı derecede istikrarsızlaştırıcı bir etkiye" sahip olduğu belirtilmiştir.